Du Pont Hanedanı

Gelin büyük zenginleri anlatayım size. Başka türlü insanlardır büyük zenginler, bizlere hiç benzemezler.Üstünlükleri erken başlar; zengin doğar, zengin yaşarlar. Bizlerin baştan aşağı kaskatı kesildiği anlarda onları gevşek kılan, bizlerin güvenle bağlılık duyduğu konulara onları alaylı gülücüklerle baktıran bu üstün kılınmışlıklardır. Daima daha güçlü yaratıklar olduklarını düşünürler ve buna yürekten inanırlar. Bizleri hayatın zorluklarına karşı dayanıksız insanlar olarak görürler ve buna da yürekten inanırlar. Her nazılsa yanıbaşınıza çöküp kaldıkları ya da bizleri anlamak istedikleri anlarda bile bizlerden üstün olduklarını düşünmektedirler. Dedim ya, başka türlü insanlardır büyük zenginler, bizlere hiç benzemezler.

Francis Scott Key Fitzgerald (1896-1940)

Blog’daki bu ilk yazıma dev servetini 19. yüzyılda Amerika Birleşik Devletleri’nde kurmuş olan ve bu ülkenin Süper-Zenginleri arasında başı çeken Du Pont ailesini konu edindim. Du Pont’lar kontrol ettikleri dev şirketler, gelenek haline getirdikleri İç-evlikler ve binlerce aile mensubuyla adeta bir Hanedanı simgelemektedirler… Du Pont klanı muhtemelen hiçbir Plütokratik Amerikan ailesinin sahip olmadığı kadar mal-mülk’e sahiptir. Bu yazımda kitaplarından fazlasıyla yararlandığım Ferdinand E. Lundberg, Amerika’nın en zengin altmış ailesini konu edindiği America’s 60 Families adlı kitabında Deleware’in Du Pont’ları için şunları yazıyordu: Dikkatli bir inceleme gösteriyor ki dünyadaki hiçbir aile Du Pont’lar kadar yatlara, yüzme havuzlarına, dükasal malikanelere, orglara ve banyolara sahip değildir. Du Pont’lar, Büyük Britanya’nın Kraliyet ailesinden bile daha fazla hizmetçiye sahiptirler. Biraz mübalağa ile söylersek Du Pont’lar bütün Deleware Eyaletinin ve bitişiğindeki Pennsylvania’nın bir bölümünün sahibidirler. Deleware’in kendisi Du Pont'ların özel tımarıdır (fief), bu Eyalette Du Pont’lar tarafından yapılmış okullar, hastaneler, yollar, evler ve onlar tarafından verilmiş vergiler vardır. Genel itibariyle Du Pont’lar ailesi, Deleware yaşamının tüm detaylarını denetlemektedir. Şimdi bu Du Pont klanını anlatmaya başlamadan önce ilkin Süper-Zenginlik nedir onu görelim…

Aile Holdingleri Üzerine

Günümüzde Holdingler aileler adına kuruldukları için, bir ailenin tüm bireylerinin toplam servet değerleri belli bir parasal değeri oluşturmaktadır. Bireylerin elinde bulunan servetler (iştirakler) Holdinglerin genel servetleri içinde yer almazsa önemli bir yekun tutmaz. Bu nedenle kendi öz kaynakları aracılığıyla 50’şer milyonluk servetler edinmiş olan beş kişi, belli bir generic esasta bir araya gelerek – ki böyleleri çoktur- servetlerini birleştirdiklerinde, her biri 250 milyon dolarlık bir servetin sözcüsü durumuna gelmektedirler.

Süper-Zenginliğin oluşması için ilkin iki ana koşul gerekmektedir. Bunlar, bir, büyük aile servetinin oluşturulmuş bulunması, iki; bu servetin küçük paydalara ayrılamaz olması. Öteki özellikleriyse; ülke çapında etkin bir ya da daha fazla bankanın genel yönetiminin ve denetiminin elde bulunması; çok büyük olmak kaydıyla bir ya da iki-üç sanayi kuruluşunun sahipliği ve genel denetimciliği durumunda olmak; aile adına kurulmuş ve ülke ekonomisinde, ellerinde bulundurdukları sanayi tahvilatı sayesinde iyice söz sahibi olan, ailenin geniş denetimcilik gücünü simgeleyen bir ya da daha fazla vakıfı olma ve bu vakıflarda tam ve tek yetkili olmak. Ya kendi adlarına kurulmuş ya da destekledikleri bir ya da birkaç büyük üniversite ya da politeknik okulu bulundurmak. Özellikle Süper-Zenginler kesimini kollayan Cumhuriyetçi parti’ye sürekli ve büyük para yardımlarında bulunmak. Yurt içinde olduğu kadar yurt dışında da büyük mal sahipliklerinde bulunarak, ülkenin askeri ve politik güçlerini bunları korumakla görevli saydırmak ve İletişim araçlarında sürekli söz sahibi olmak.

Burada bir noktaya dikkat çekelim: İletişim araçlarını oluşturanlar için her şeyin üstünde ilan gelmektedir. İlan yoluyla istediğini yaptırma düzeniyse, süper-zenginlerin gayet iyi bildikleri ve uyguladıkları bir satın alma yöntemidir. Bu nedenle iletişim araçları ister istemez süper-zenginler kesimini kollayan –hiç değilse eleştirmeyen- ve bunların propogandalarını yaygınlaştıran organlar durumuna düşmektedirler.

Basın’ın ve öteki yayın organlarının içinde bulundukları bu durum Amerikan toplumunda bir yozlaşma oluşturmakta ve başkasının işine burnunu sokma sloganıyla kitlelerin uyumasını kolaylaştırmaktadır.Profesör J. Kenneth Galbraight’in deyişiyle, Amerika’da uysallaştırılmış birtakım adamlar uysallaştırılmış bir halkı yönetmektedirler. Gerçekten de Amerikan toplumunda bazı ciddi kıpırdanmalar olsa, ticareti ellerinde bulunduruanların içleri bu denli huzurlu olmaz ve en azından kendilerine güvenleri sarsılırdı.

Fortune dergisinin hazırladığın Amerika’nın en zenginleri listesinde kendine göre değerli olan taraf, süper-zenginler kesimi içinde, dikkatleri çekmeyenlerin arasından Du Pont, Mellon, Rockefeller ve Ford ailelerinin ileri fırlamış oluşlardır. Bu ailelerin kurdukları, E. I. du Pont de Nemours and Company (Du Pont ailesi), Aluminum Corporation of America (Mellon ailesi), Standard Oil şirketler grubu (Rockefeller ailesi) ile Ford Motor Company (Ford ailesi), ticari ihlallerde bulundukları gerekçesiyle birçok kez mahkemelere düşmüşlerdir. İlk üçü sürekli olarak tekelcilikle suçlanmışlardır. Alcoa, Standard Oil ve Du Pont bugünkü durumlarına tekelcilikle yükselmişler ve bu durumları da mahkemelerce defalarca saptanmıştır.

Deleware’in Du Pont’ları

Du Pont Şirketi'nin Başkanı Eugène du Pont'un Portresi (1840-1902)​

Du Pont'ların en beceriklisi diye bilinen Alfred I. du Pont'un (1864-1935) Portresi

Alfred I. du Pont ve eşi Jessie Ball duPont

ABD Deniz Kuvvetleri Tuğamiral'i Samuel Francis Du Pont (1803-1865)

Dünyanın en büyük Kimya şirketlerinden E. I. du Pont de Nemours and Company'nin kurucusu Éleuthère Irénée du Pont de Nemours (1771-1834)

Sophie Madeleine du Pont'un Portresi (1810 – 1888)

Amerikanvari zenginlikten söz açıldı mı herkesi bir kenara bırakıp konuya Du Pont’lardan girmek gerekir. Dünyadaki en zengin ailelerden biri olan Du Pont’lar Fransız Huguenot kökenlidirler. Du Pont ailesinde en varlıklı olanların sayısı 250 kişidir. Du Pont’ların servetinin büyük bölümü bu 250 Du Pont’un elindedir. Bunların arasındansa 50 kişi Du Pont’ların iç çekirdeğini oluşturmaktadır.

Du Pontlar’ın dev serveti özellikle dünya savaşları ile oluşmuştur. I. Dünya Savaşı sırasında askeri malzeme üretimi yapan Du Pont’lar, bu korkunç savaş yılları sırasında servetlerini akıl almaz bir hızla çoğaltmışlardır. Böylece ülke ekonomisini ele geçirmişler, en önemli dört sanayi kolunda rakipsiz tek firma olmuşlardır. Amerika’nın Krupp’u olan Du Pont’ların elindeki dört sanayi kolu şunlardır: Kimya, Otomobil, Petrol ve Kauçuk/Lastik.

Du Pont’ların aile holdingleri arasında en büyüğü 2 Mart 1915 yılında kurulan Christiana Securities Company’dir. TNEC araştırmasına göre Du Pont ailesi Christiana Securities Company’nin %74’ünü elinde bulundurmaktadır. Christiana Securities Company, E. I. du Pont de Nemours and Company’nin %20.39’unu elinde bulundurmaktadır. Du Pont’lar şahsi olarak ve aile holdingleri ve tröst fonları aracılığıyla E. I. du Pont de Nemors and Company’nin adi senetlerinin %43.93’ünü ellerinde tutmaktadırlar. Bu oran bu dev sanayi kuruluşunun denetimi sağlamaya fazlasıyla yeterlidir. Bu denetim gücü işin içine ailenin elinde bulunan tercihli senetler ve tahvillerin katılmasıyla daha da yükselmektedir. Du Pont’ların dünyanın en büyük otomotiv şirketi olan General Motors’daki durumları da hemen hemen aynıdır. Du Pont’lar hem Christiana Securities Company hem Du Pont Company hem de bireysel ve diğer aile tröstleri/Vakıfları aracılığıyla General Motors’ta kontrolü ve denetimi sağlayacak büyüklükte stok/hisse sahibidir. Du Pont’lar General Motors’un hisselerinin %23’ünü ellerinde tutmaktadırlar. Du Pont’lar Christiana Securities Company aracılığıyla (ve diğer yollarla) Wilmington Trust Company, Wilmington News-Journal ve Hercules Powder Company gibi başka büyük şirketleri de elinde tutmaktadır.

Du Pont ailesi’nin çeşitli oranlarda hissedarı olduğu diğer şirketler şunlardır: W.T. Grant, Atlas Cheminal, Boeing Aircraft Company, Samuel Bronstein Productions, All-Americans Industries, Citibank, Artisan Savings Bank, Bank of Deleware, Florida National Bank, Merchants and Farmers Bank of Virginia, St. Joe Paper Company, North American Rockwell, Diamond State Telephone Co., Niront Corporation, Delta Trend, Nemours Corporation, Symington Wayne Corp., Chemical Bank of New York, Coca Cola International, National Computer Analysts, Deleware Life Insurance, Lıfe Insurance Company of Virginia, Farmers Mutual Insurance Co., Garret Miller Co., Liberty Mutual Insurance Co., Atlantic Aviation, Summit Aviation, Continental Can Corporation, , North American Aviation, Bendix Aviation, United States Steel, Wilmington Trust Company, Hercules Powder Company, Rubber Securities Company, Wilmington News-Journal, Uniroyal, Broseco Corparation, Deleware Realty and Investmant Company, Remington Arms, Almous Securities Inc., Philips Petroleum, Mıd-Contitent Petroleum Corparation, American Sugar Refining Company, Europa Corp., National Liberty Corporation, du Pont laird Securities, Glenden Land Co., Spruce Building Corp., Great Western Publishing Co., Thorton Fire Brick Co., D. Van Nostrand Co., Baymond Company, Artesians Water Co., Wilmington Suburban News, Metrox Corp., Crucible Steel, ve United Fruit Company, Penn Central Railroad, Philadephia Baseball Club, W.T. Grant, Continantel American Lıfe Insurance Co., United Investors Lıfe Insurance Co, Electric Hose and Rubber Co., J.E. Rhoads, Inc., Laird, Inc., Mulco Products, Inc., Oil Associates, Inc., Speakman Co., Laird&Co., Chanslor-Western Oil Co., A.V.V. Corp., Niront Corporation, Newport News Shipbuilding and Drydock Co., Guaranty Reinsurance, Delta Trend, WHY-TV, W.H. du Pont Associates, Inc., Marine Construction Company, Rockland Corp., Dutch Village, Inc., Piasecki Aircraft, Dukane Co., Delmarva Power and Light Company, Defli Management Inc., Sigma Trust Shares, Sigma Capital Shares, Wandell&Reed Inc., Rodney Real Estate Associates, Deleware Importers, Inc., Laird, Bissel&Meeds, Downtown Wilmington, Inc., Thorton Fire Brick Co., D. Van Nostrand Co., Mill Creek Oil Co., Baymond Company, Bradford Inc., Arstesians Water Co., Wilmington Suburban News, Metrox Corp., Crucible Steel, Ridgely, Inc., Terminal Warehouses, Inc., Sci-Tek, Deleware Cheminal Engiiring Corp., Claymont Insurance Corp., Wiltruco Realty Inc., Maribal International Corp., Greenville Center, Inc., National Publisher Service, Inc., Glenden Land Co., Spruce Building Corp., Dunhaven, Inc., Endo Pharmaceutical, Great Western Publishing Co., Calamet Publishing, San Fernando Valley Tımes and Standard Register, Continantel Oil, New England Nuclear, Crown Central Petroleum, Du Pont Aerospace, Du Pont Aero Finance Inc., Orlando Aviation Services, American Guaranty and Trusts Company, Computer News Digest, Craft Reports, Report on Credit Unions, the Comedy Center, du Pont Laird Securities, National Liberty Corporation, Rancho San Andreas Inc, Fox Min Enterprises ve diğer bir çok kuruluş…

Ferdinand Edgar Lundberg, 1968 yılında yayımlanan ve ABD’nin Süper-Zenginlerini incelediği The Rich and The Super Rich adlı kitabında Du Pont ailesinin servetiyle ilgili şunları yazmıştı:’’Du Pont ailesinin servetini kuruşu kuruşuna verebilmek çok güçtür. Fakat eldeki bulgulardan yararlanılarak en yakın bir tahminde bulunulabilir. Buna göre; Du Pont’ların en büyük aile holding’i olan Christiana Securities Compan’nin 1964 yılında elinde tuttuğu servetin toplam değeri 3.271 milyar dolardır. Buna E.I. du Pont de Nemours and Company, Wilmington Trust Company, Wilmington News-Journal ve Hercules Powder Company dahildir.

Christiana’nın General Motors’un distribüsyonunda 18.247.283 hisse senedi bulunmaktadır. Bunların 1964 yılı kapanış değeri toplamı 1.788 milyar dolardır.

E.I. du Pont’un öbür Du Pont’lardan ayrı olmak üzere elinde 63 milyon GM hisse senedi bulunduruyordu ve E. I. du Pont tarafından tecrit edilen bu hisse senetlerine E.I. du Pont, ortalama 2,09’dan tam 131.670.000 dolar ödemişti.

1964 yılı sonunda Christiana’nın Du Pont ailensin dışında resmen hissedarı bulunan 10.026 hissedarı vardı ve bunlar da genellikle şirketin yüksek kademedeki memurları ile diğer işverenleriydi. Du Pont’ların II. Dünya Savaşı öncesinde Christiana’ya olan iştirakleri, bir hükümet araştırmasına göre %74’dü.

Du Pont’lar aile fertleri ve bir Du Pont-malı olan Rubber Securities Company aracılığıyla U.S. Rubber Company’nin hisse senetlerinin %10.5’ini ellerinde bulundurmaktadırlar.

Du Pont ailesinin E. I. du Pont de Nemours’daki hissesini %44 olarak kabul edersek (TNEC araştırmasına göre) ve buna Christiana Securities Company’nin elinde bulunan (E.I. du Pont ve GM dışındaki) holdinglerle Du Pont ailesinin diğer çeşitli yatırımlarını ve gayrimenkullerini eklersek Du Pont ailesinin elinde bulunan holdinglerin 1964 yılındaki toplam servet değerlerinin 7.629 milyar dolar olduğu görülecektir. Bu rakama kendi başına ayrı işler gören Du Pont’ların servetleri dahil değildir.’’

Du Pont’lar bu büyük serveti oluştururken çeşitli ticari ihlallerde bulunmuşlardır. Örneğin, ABD Yüksek Mahkemesi (Supreme Court), E. I. du Pont de Nemours and Company’yi General Motors’da stok düzeni uygulayarak Clayton Kanu’nun 7. maddesini ihlal etmekten yargılanmış ve (ticari rekabeti azaltarak tekelciliği oluşturmak amacına yönelik davranıştan dolayı) eldeki stokların tecridine karar vermiştir. Otuz yıl süreyle açık durmuş olan bu arpa anbarının kapısı, ancak 1949 yılında Başkan Henry Truman’ın yönetimi sırasında kapatılabilmiştir. Yüksek Mahkeme (Yargıtay) bir alt mahkeme tarafından verilen karara uymayarak, Du Pont’lar’ın General Motors’daki %23 hisseleriyle denetimi ellerinde bulundurup, rekabetçiliği baltalayıcı anlamda diğer müteşebbislerin zararına piyasaya mal sürdüklerini saptamıştır. Piyasaya sürülen Du Pont malı (oto aksamı) üretimlerin baş alıcısı elbette General Motors’du. New York Tımes’ın da nasıl olduysa belirttiği gibi Du Pont’lar kadar kanuni boşluklardan çok yararlanmaya çalışmış büyük kuruluş daha pek çıkmamıştır. 1939 yılından bu yana Du Pont’lar aleyhinde tam 19 ticari ihlal davası açılmıştır.

Du Pont Holdingleri’nin tümü salt olarak, Christiana Securities aracılığıyla yönetilmekte ya da sahip bulunulmakta değildir. GM’nin duruşmaları sırasında mahkemelere sunulan raporlara göre, örneğin bir William du Pont Jr. kendi başına E.I. du Pont de Nemours Company’de tam 1.269.788 hisse senedi bulunmaktadır. 1937 yılında yapılan TNEC araştırmasından bu yana Du Pont ailesinin yatırımlarında büyük değişiklikler olmuştur. Du Pont’lar’ın bir çoğu E.I. du Pont de Nemours Company’de ve diğer bazı kuruluşlarda büyük çapta hisse sahipliklerine erişmişlerdir.

TNEC araştırmasının açığa çıkardığına göre E.I. du Pont de Nemours Company’de direkt ortaklıkları bulunan Du Pont’lar şunlardır: Pierre S. du Pont, Eugène du Pont, Archibald du Pont, M.L. du Pont, H.F. du Pont, Eugene E. du Pont, Ernest du Pont, Philip F. du Pont adına, Elizabeth B. du Pont, William du Pont Jr., Marion du Pont Scott, Charlie Copeland. Bu grubun elinde toplam olarak tüm hisselerin %5.75’i bulunmaktadır.

Gene bir Du Pont ailesi kuruluşu olan bir başka Holding, Broseco Corparation’un da General Motors’da direk stok hahipliği bulunmatadır ve bu kuruluşun ortaklık tutarı Du Pont’ların standartlarına oranla bile oldukça büyüktür. (8) Bilindiği gibi aile tröstleri daha çok servet sahibi olabilmektedirler.

Yirmi iki diğer Du Pont, Deleware Realty and Investment Company’de stok sahibidir. Aynı Grubun E.I. Du Pont de Nemours Company’deki hissedarlıkları %2.75 oranındadır.

Otuz kişilik bir başka Du Pont grubu ise Almours Securities Inc.’de stok sahibi durumundadır. Aynı grup E.I. Du Pont de Nemours Company’de %5.24’lük bir hisseye sahiptirler.Bunlar Mid-Continent Petroleum Corporation’a da ortaktırlar.

TNEC araştırması Du Pont’lara ait sekiz aile Holding’i ile yedi ayrı Vakıf tröst’ün içyüzünü açığa vurmuştur. General Motors’un duruşmaları sırasında iddia makamı ’’Du Pont’lar bir bütün olarak hareket etmektedirler ve şirkette en az 75 kişidirler’’ demiş, fakat iddianamesi okunurken 184 Du Pont’un adını vermiştir.

General Motors hakkındaki mahkeme kararının okunmasından sonra söz alan Du Pont savunucuları, General Motors’un hissedarları arasından Du Pont’lara yakınlıkları olanların yeniden 3 milyon adet General Motors hisse senedi satışa koyabileceğini açıklamıştır.

Gene TNEC araştırmasının açığa çıkarttığına göre, Du Pont’ların holdingleri ya da vakıf tröstleri diğer birçok şirkette stok değerlerin sahipleri durumundadırlar.Bu ek stok-sahiplikleri içinde en büyüğü U.S. Rubber Company’dir.Bu kuruluşta gene Du Pont malı bir şirket olan Rubber Securuties Company ve yedi Du Pont %10.5 hisseye sahip bulunmaktadırlar ve bu oran en yüksek ortaklıkltır.Du Pont’ların bu kuruluşlardaki sürekli ortaklık durumlarının varlığı, Nemours Corparation’un ve bir çok başka kuruluşun genel müdürü olan J. S. Dean tarafından resmen açıklanmıştır.Du Pont’ların daha küçük hisseler halinde ortak bulundukları öteki kuruluşlar arasında American Sugar Refining Company, Mid-Continent Petroleum Company ve United Fruit Company sayılabilir.Du Pont’lar’ın daha birçok kurluşa girip çıktıkları bilinmektedir.

Du Pont’lar ayrıca para getirecek daha başka ticaret dallarında da iş yapmaktadırlar. Örneğin Francis I. du Pont’un iki oğlu Edmond ve Alfred Rhett du Pont, kendi başlarına (aile tarafından üretilmiş parayı kullanarak) Francis I. du Pont and Company adıyla Amerikanın ikinci büyük simsarlık şirketini kurmuşlardır. Şirketin yurt içinde ve dışında bir çok şubesi vardır. Her türlü alım satım ve borç para verme işleriyle uğraşan bu şirkette Du Pont ailesine damat girenler direkt olarak ortak edilmektedirler. Damatların ortak oldukları bu tür kuruluşlardan (Du Pont malı) bazıları Laird, Bissel ve Meeds’dir. Kalan bazı Du Pont’larda kendilerine bol para getirebilecek başka birtakım iş kollarında çalışmakta ve rahat bir hayat sürmektedirler.

1803 yılında 36.000 dolarlık bir semaye ile kurulan kurulan E. I. du Pont de Nemours and Company günümüzde dünyanın en büyük sanayi kuruluşlarından biridir. İşe başladığı yıllarda bazı sıkıntılar çeken kuruluş, daha sonraları bol para kazanmanın yollarını bulmuştur. Bunun en bilinen nedenlerinden biri Fransız kökenli patronların piyasadaki en iyi baruttan daha iyi barut yapabilmiş olmasıdır. 1812 Savaşı sırasında maddi bakımdan bir hayli güçlenen şirket, iç savaş sayesinde büyük servetinin ilk çekirdeğini oluşturmuştur.

1872 yılında piyasa savaş sonrası barut bolluğuna girince Du Pont’lar belli başlı öteki barut yapımcılarını da aralarına alarak Barutçuluk Ticaret Birliği adı altında bir kuruluş meydana getirmişlerdir. Bu kuruluş aracılığıyla ve avcılıktan-balıkçılığa değin nerede kullanılırsa kullanılsın barut fiatlarını kendileri saptayarak fiatların aşırı düşmesini önlemişlerdir. Serbest çalışan barutçular ya her ne şekilde olursa olsun satın alınmışlar ya da ticareti bıratmak zorunda kalmışlardır. Daha sonraları The Powder Trust (Barut Tröstü) olarak ünlenen bu kuruluş 20. yüzyılın başında, bu iş kolunda rakipsiz tek firmaydı.

Yıllarca tek adam tarafından yönetilen bu kuruluş, savaşların seyrekleşmesi nedeniyle, 1902’lerde bir hayli zayıflamaya başlamıştır. Bunda, yeni yöneticilerin eskileri kadar talihli ve işbilir olmayışlarının da etkisi vardır. 1902 yılında tröst’ün yabancılara satışı kararlaştırılır fakat bu karara Du Pont’lardan biri (Du Pont’ların en beceriklisi diye ün yapmış olan) Alfred I. Du Pont karşı çıkar ve yanına iki kuzenini (ailenin Kentucky kolundan Thomas Coleman du Pont ve Pierre Samuel du Pont) alarak şirketin yabancılara değil kendilerine devri şeklinde bir öneride bulunurlar. Du Pont’ların 16.360.000 dolarlık önerisi gerçekte yabancılarınkinden 3 milyon dolar daha yüksektir. Şirket bu şekilde el değiştirir ve yeni patronlar ele geçirdikleri kuruluşun taşınamaz mal olarak değerinin 24 milyon dolar kadar olduğunu görürler. Du Pont’lar bu şirketi devralırken gerçekte hiç para ödememişler, fakat çok bilinen bir ticari oyunu gerçekleştirmişlerdir. Şöyle ki, Du Pont’lar 12 milyonluk bono ile 3.360.000 dolarlık da tahvil vermişlerdir ve bunların tümü de çok kısa bir süre önce salt kağıt üzerinde kurulmuş olan bir şirketin adını taşımaktadır. Bu yeni ve hiçbir yatırımı olmayan kurluş böylece eski ve büyük yatırımları olan kuruluşu ele geçirmiştir. Bütün bu devir işinde yeni kuruluşun kasasından sadece 2.100 dolar harç masrafı çıkmıştır.

Üç kuzen tarafından kurulan bu Timar sistemi zamanla gelişmiştir. Fakat bu karlı yatırımın becerikli kurucusu Alfred I. du Pont daha sonra iki kuzeni T. Coleman ve Pierre S. Du Pont tarafından yönetimden uzaklaştırılmıştır. Daha sonra T. Coleman du Pont da çekilmiş ve kuruluş Pierre S. du Pont ve onun ortak aldığı iki kardeşi Lammot ve Irénée’ye kalmıştır. 1915 yılında Pierre, Lammot ve Irénée, J. P. Morgan and Company’den ödünç anlıkları bir miktar para ile T. Coleman’ın hissesini bölüşmüşlerdir. Bu paylaşma da Alfred I’e hiçbir şey verirmemiştir. Bu duruma dehşetle içerleyen Alfred I. du Pont, Pierre du Pont aleyhinde, kurluşu kendi malıymış gibi göstererek borç para almak ve kendini saf dışı bırakmak iddiasıyla dava açmış, fakat bir şey tutturamamıştır. Du Pont ailesinin en beceriklisi diye ün yapmış olan Alfred I. bu olaydan sonra bir daha öteki Du Pont’larla barışmamıştır.

Gerçekte ise Pierre S. du Pont tarafından oyanan oyun (Alfred I. kabullenmek zorunda olduğu gibi) kanunsuz değildir. Ticaret hayatında ortakların birbirlerini aldattıkları çok görülmüştür. Alfred’e en çok dokunan, işi kendi ayarlamış olmasına rağmen ötekilerine kaptırmasıdır.

Bu firma T. Coleman’ın başarılı ticari oyunları sayesinde akıl almayacak kadar gelişmiştir. Barut tröstüne bağlı ortaklıkların tümü, günümzde Du Pont’lar tarafından ele geçirilmiş bulunmaktadır.

Çeşitli firmalar büyük bir hızla Du Pont’ların ana kuruluşu içinde birleşmeye çalışıyorlardı. 1906 yılında tam 64 firma Du Pont’larla birleşmiştir. Ertesi yıl Du Pont kuruluşları beş ana patlayıcı maddenin her dalında toplam milli output’un (üretilmiş kaynaklar) %64’ü ile %74’ünü ve özel olarak ürettikleri dumansız askeri barut’un %100’ünü üretmekteydiler. Aynı yıl içinde sadece John Davison Rockefeller’ın Standart Oil Tröstü böylesine güçlü bir organizasyon içindeydi.

1907 yılında giderek artan şikayetler karşısında hükümet, Du Pont’ların bu düzenine karşı gevşek bir soruşturma açmak zorunda kalmıştır. Sherman Kanunu’nun maddelerini çiğnemekten açılan dava beş yıl sürmüş ve sonunda biir dalgınlık eseri olacak, Du Pont’ların aleyhine sonuçlanmıştır. 1903 yılında yatırımlarının toplamı azami değeri 36 milyon dolar kadarken, firma, dört yıl içinde tam 45 milyon dolar kazanmıştır.

Du Pont’lar tarafından elde edilmiş bulunan firmalar ortadan yok oldukları gerekçesiyle, mahkeme davanın nasıl bir karara bağlanması gerektiği konusunda kararsız kalmıştır. Bu nedenle hükümete başvurmuş ve bir çözümde bulunmasını istemiştir. Bu arada kurluşu oluşturan ortak firmalar da kendi aralarında bir plan yaparak yeni bir organizasyonu gerçekleştirmenin yollarını aramaya başlamışlardır. Alfred I. du Pont bu işi üstlenmiş olacak ki, ABD Başkanı William Howard Taft ile bir görüşmede bulunmuştur.

Beyaz Saray’da yapılan görüşmede Alfred I. du Pont, Du Pont ailesinin üretmekte olduğu askeri barutun kendilerine bırakılmasının hem hükümete hem de milli bütünlüğün korunmasına yararlı olacağında ısrar etmiştir: Çünkü Du Pont’lar çok yakın bir gelecekte Avrupa’da bir savaşın patlak vereceğini biliyorlardı. Bunun üzerine Alfred’e ticari hükümleri çiğnedikleri hatırlatılmışsa da Alfred, Taft Hükümeti’nin Adalet Bakanı George W. Wickersham’a dönerek, kendisinin bir zamanlar Du Pont’ların avukatı olduğunu ve bu ihlal olayında kendisinin firmada çalışmakta olduğunu ve ortada bir suç varsa bunun Du Pont’lar tarafından değil, kendilerine yanlış kanuni bilgiler veren avukatları tarafından işlenmiş olacağını söylemiştir. Başkan ile yapılan bu özel görüşmeden sonra, mahkeme, ortada özel bir durum bulunduğunu ve bilirkişilere danışılması gerektiği yolunda bir karar almıştır.Duruşmanın bu döneminde, Du Pont’lar tarafından imal edilmekte bulunan dumansız barut’un milli bütünlüğü koruyacağı ve güçlendireceği bu tekel’in Du Pont’ların elinde bulunmasından milli çıkarın yarar göstereceği yolunda bir çok general ve amiral mahkeme huzurunda yeminli tanıklıkta bulunmuşlardır.

’’Akıl alır gibi değil ama mahkeme bu tanıklıkları yeterli bularak, Du Pont’ları askeri amaçlarda kullanılacak olan dumansız barutu üretmekte serbest bırakmıştır.’’ diyor ailenin tarihçesini yazanlardan biri beklenmedik bir içtenlikle. ’’çünkü, askeri barutun çeşitli ellerde toplanması milli çıkarlara zararlı ya da aykırı bulunmuştur.’’ Her ne düşünülmüşse düşünülmüş Du Pont’larla hükümet arasındaki yakın ilişkilerin zedelenmemesine çalışılmıştır. Haziran 1912 tarihli mahkeme kararına göre Du Pont’lar böylelikle ABD’de askeri barutun tümünü üreten tekel durumuna kanunen gelmişlerdir.

Daha önemsiz barut çeşitlerinin üretimi ise başlıca iki kuruşun ellerine bırakılmıştır. Bunlar Atlas Powder Company ve Hercules Powder Company’dir. Oysa bunların tahvil ve senetleri E.I. du Pont de Nemours’un hissedarlarının ellerinde bulunmaktadır. Mahkeme kararının tek etkisi, gene Du Pont’lar tarafından denetlenecek olan bu yeni kuruluşların ana Du Pont kuruluşuna bağlanara denetimde tüm Du Pont’ları söz sahibi kılmak şeklinde olmuştur. (20) Fakat 1942 yılında, Atlas ve Hercules’inde dahil bulunduğu beş kuruluşla birlikte E.I. du Pont de Nemours, yeni bir ihlalden dolayı mahkemelik olmuşlar ve hiçbir şekilde özür göstermeyerek suçlu bulunmuşlardır. Ne var ki, suçlu olmalarına rağmen haklarında hiçbir ilam kesinleşmemiştir.

Harvard’lı iktisatçı Edward W. Proctor’a göre, bu davanın sonucu, ’’anlaşılan hükümet bu davayı kaybetmiştir’’ şeklindedir. Çünkü Du Pont’ların duruşmasında devlet, kalıcı olması bir yana, geçici bir yasaklama kararı bile elde edemediği gibi yaptığı suçlamaların tümünden de bir sonuç alamamıştır. Sanki hiçbir şey olmamış gibi firmalar bildiklerini okumaya ve bol para kazanmaya devam etmişlerdir. Böylece bu dava, ne ticaret dünyasındaki reabetçilik ruhuna bir açıklık kazandırmış ne de kanunları çiğneyenlere bir ceza kestirebilmiştir.

Proctor’un bu görüşü, aile tarihçisi William H. A. Carr tarafından şöyle yorumlanmıştır: '’Bu durum gösterildiği kadar kötü değildir. Proctor ve bazı diğer iktisatçılara göre savaş yıllarında yapılan bu soruşturma politikacılar tarafından hazırlanmış bir oyundan başka şey değildir. Bu kuşkuyu güçlendirebilecek başka olaylar da geçmemiş değildir. Örneğin, Adalet Bakanlığı, ilkin Norfolk Virginia’da bir dava açmış, fakat ilgili büyük jüri verilecek karardan geri dönülmeyeceğini bildirmiştir. Bunun üzerine hükümet elinde bulunan delilleri alarak davayı Filadelfiya’ya taşımıştır. Buradaki büyük jüri’nin onayı alındıktan sonra davaya başlayabilmiştir.’’

Ortada bir politik oyun dönmüş veya dönmemiş bunu bilemeyiz. Fakat bilinen bir gerçek varsa, o da duruşmalara çıkan firmalardan hiç birinin krendini savunmak gereği duymaksızın suçu kabullendiğidir. Mahkeme’nin, sanıkların savunularını göz önünde tutarak karar vereceği düşünülürse bu durumda ortaya iki garip sonuç çıkmaktadır. Bunlardan birincisine göre; mahkeme ya gerçekten suçsuz olan firmalara suç yüklemiş olacak ya da; mahkeme işlenmiş bir suça fiilen karışmış olacak, fakat, suç’u görmezlikten gelerek bir kenara çekilecektir. Ortada politik oyunlar döndükçe ve firmalar adalet huzurunda bu tür oyunlar aracılığıyla ya da bunları arkalarına alarak geldikleri sürece, suçlu olduklarını kabul etseler bile, halk olarak bizlerin bu çelişkili sonuçları görmemiz olağandır. Gerçekte ise bu çelişkinin Amerikanın anayasal düzenindeki bir takım bozukluklarda gizli bulunduğu düşünülecektir. Oysa, Amerika’da ki her okulda Amerikan anayasasının dünyanın en düzgün ve en güzel anayasası olduğu genç beyinlere öğretilmektedir. Kafası çalışan yurttaşarın ise mahkemelere çekilen firmaların alacakları sonuçlara gülümseyerek bakacakları da açıktır.

Biz gene Du Pont’lara dönelim. I. Dünya Savaşı, milyonlarca insanın ölümünün yanı sıra Du Pont’ların giderek bir sanayi devi haline gelişine de tanık olmuştur. Müttefik ordularının topraklarından ateşlenen barut’un %40’ı Du Pont’lar tarafından üretilmekteydi. Aynı dönemde, Du Pont’lar, Amerika’nın toplam dinamit ve kara barut ihtiyacının yarısını karşılamaktaydılar. Du Pont’ların toplam üretimlerinin %85’i patlayıcı maddeydi. Kısacası, Du Pont’lar olmasaydı Müttefikler, tarihin en gereksiz savaşı olarak bilinen I. Dünya savaşında öyle kolay kolay savaşamayacaklardı.

Aynı yıllarda E.I. du Pont de Nemours and Company’nin sermayesi 83 milyon dolardan 308 milyon dolara yükseltilmiştir. Firma, savaş yılları süresince tam 1 milyar dolarlık dev iş yapmıştır. Savaşın sürdüğü dört yıl (1914-18) içinde firmanın net karı 237 milyon dolar olmuştur ve bu paranın 141 milyonu hisse olarak dağıtılmıştır. Bu dağıtımda her birim değer %458 artış görmüştür. Dağıtıma sokulmayan 49 milyon dolar ile E.I. du Pont de Nemours, General Motors’da ki iç hisseleri toplamış ve bağımsız çalışan 21 otomobil kuruluşunun üretimini ele geçirerek piyasayı kendi denetimi altına almıştır.

Du Pont’lar savaş sonrasında kimya sanayine de el atmışlardır. Savaşı yenilgiyle kapayan Almanya bu alandaki üstünlüğünü böylelikle Amerikaya kaptırmıştır. E.I. du Pont de Nemours Company, savaşın getirdiği bu fırsatı da kaçırmamış ve eldeki hazır para ile dünyanın en ünlü kimya kuruluşlarının içinde bulundukları ekonomik bunalımdan yararlanarak yok pahasına satın alıp bir kimya imparatorluğu kurmuştur. Satın alınan kimya kuruluşları sıralarına göre şöyledir: Viscoloid Company, National Ammonia,Grasselli Chemicals, Krebs Pigment and Chemical, Capes-Viscose, Roessler and Hasslacher Chemical, Commercial Pigments, Newport Chemical, Remington Arms Company ve diğerleri.

I. Dünya savaşında müthiş kar eden Du Pont’lar 2. Dünya Savaşında daha da büyük kar edebilirlerdi, ancak Atom Enerjisi Komisyonu’nun (Atomic Energy Commission) kendilerine yaptığı sabit bir fiatla Atom-Bombası fabrikaları kurma teklifine Du Pont’lar son derece ilginç bir karşılık vermişlerdir. Buna göre, Du Pont’lar ABD’nin milli çıkarlarını düşündükleri için atom-bombası fabrikalarını kuracaklar, fakat bu hizmetlerine karşılık sadece bir dolar alacaklardır.

Du Pont’ları bu kararı almaya iten gerçek sebebin ne olduğu Atom Enerjisi Komisyonu’nun resmi kayıtlarında şu şekilde belirtilmektedir: ’’Atom-Bombası gibi öldürücülük niteliği çok büyük olan bir askeri silahın yapımından kar sağlamak düşüncesi, firmanın gelecekteki halk-ilişkilerinde çeşitli zararlar doğurabilecekti. Çünkü Du Pont kuruluşlarını yönetenler Nye Komisyonu’nun soruşturmaları sırasında (1930’larda) halkın kendilerine yönettiği ölüm tüccarları suçlamalarını henüz silememişlerdi.Bu nedenle, hem halka hoş görünmek hem de yıllar önce kendilerine yakıştırılan bu suçu silebilmek için Kar’dan vazgeçmişlerdir. Fiatı 1 dolar olarak saptamışlar ve Atom-Bombası’ndan gelebilecek tüm karın hazineye intikal ettirlmesini istemişlerdir. Du Pont kuruluşlarının Başkanı Walter S. Carpenter, konu ile ilgili bir açıklama yaparak atom bombaları aracılığıyla kar etmek bir yana, bu öldürücü silahın insanlığın geleceği için büyük bir tehlike olacağını, bu nedenle de böylesine bir tehlikeye bir kere daha karıştırılmak istemediklerini belirtmiştir.Başkan’a göre, bu gibi silahlar tümüyle devletlerin kesin denetimleri altında bulunmalıdır.Bu konuda verilebilecek olan herhangi bir patent hakkından ise tek sorumlu Amerika Birleşik Devletleri olmalıdır.’’

Du Pont’ların halkın deyişiyle, ölüm tüccarlığını yaratacak araçlar üretmekten vazgeçişleri böyle olmuştur.Şimdilerde tüm çabalarını barış dönemlerinde tüketilebilecek patlayıcılar yapmaya ve kimya sanayisinde daha iyi bir yaşamı gerçekleştirmeye doğru yöneltmişlerdir.

Bu dev servetlerinin yanı sıra Du Pont’lar en azından 18 tane Vakıf (Foundation) kurmuşlardır; Bredin, Carpenter, Chichester du Pont, Copeland Andelot, Crestlea, Good Samaritan, Irenee du Pont, Jr., Eluetherian Mills-Hagley, Kraemer, Lalor, Lesesne, Longwood, Nemours, Rencourt, Sharp, Theano, Welfare ve Winthertur.

Bunların arasında en büyükleri Longwood ve Winthertur’dur. Bu iki Vakıf, özellikle Du Pont ailesinin muhteşem gayrimenkullerini ve botanik bahçelerini müzeleştirmektedir. Bu kuruluşlar, kamuya açık oldukları gerekçesiyle vesaret vergisinden muaf tutulmuşlardır. Fakat bu kuruluşların bankalar ve diğer kanallar aracılığıyla ellerinde bulundurdukları alım güçleri, Du Pont ailesine, ülkenin Sosyo/Ekonomik dengesinde ve kararlarında etkinlik kazandıracak ek birtakım imkanlar daha sağlamaktadır.

Şimdi de kısaca Du Pont ailesinin bireylerinden bazılarını tanıyalım… Alfred Victor du Pont (doğum: 1900) 1930’dan bu yana adı giderek ünlenmiş olan bir mimardır…. Irenee du Pont Jr. (d. 1920) ailenin şirketinde çalışmakta olan mekanik mühendisidir…. John du Pont ise kendisini deniz biolojisti ve Olimpiyatlara katılmış bir atlet olarak tanıtmaktadır… Edward du Pont, Wilmington Trust Company’nin müdürüdür… Pierre S. du Pont IV, ABD’nin eski Deleware Valisidir… Eleuthère I. du Pont, Wawa Inc. ve Longwood Foundation’un Başkanıdır ve E. I. du Pont de Nemours and Company’nin müdürüdür… Lammot du Pont Copeland Sr., E.I. du Pont de Nemours and Company’nin Başkanı, General Motors, Chemical Bank of New York, Wilmington Trust Company, U.S. Rubber Company, Pennsylvania Railroad ve Christiana Securities Company’nin Müdürüdür (Director)… William du Pont, Jr., Deleware Trust Company’nin müdürüdür….

Çağımızda Du Pont’ların çoğu Harvard, Yale ve M.I.T. gibi yüksek okullarda bilim ve mühemdislik öğrenimi görmüşler ve genellikle kendi malları olan şirketlerde çalışmaya başlamışlardır.

Bu yazıda Du Pont’lara yapılan atıflar bu ailenin en zenginlerine, yani E. I. du Pont de Nemours and Company’yi elinde bulunduranlara yöneliktir. Bu şirket 1902 yılındaki reorganizasyonuyla ailenin bugün elinde bulunan büyük para-yapıcılık gücünü hazırlamıştır. Bu grup içinde yer alan Du Pont’lar finansman, ticaret ve dolaylı olarak da politikayla sıkça ilgilidirler. ABD Başkanı Roosevelt’in New Dealine karşı yapılan muhalefetin perde arkasında Du Pont’lar vardı.

Bir bütün olarak aile kimya sanayindeki krallardan ve bilinen üyeerinden çok daha fazla sayıca Du Pont’a sahiptir. Ailenin iki üyesi ailenin genealogically (secere, nesep, tetkiki) incelemesini yapmışlardır.Bu incelemenin 1949 yılına göre gösterdiği; Ailenin kurucusu Pierre Samuel du Pont de Nemours’un (1739-1817) ahvadı olan ve bazıları sekizinci kuşak içinde yer alan 1.035 kişi vardır. Pierre Samuel’e dayanan aile çizgisinde başka kollar da vardır. Bu kollardan biri, 22 Şubat 1565 tarihinde Rouen’de Vaftiz edilmiş olan Jehan du Pont’tur.

Fransız Du Pont’ları yerel yazıtlarda ’’Burjuva’’ olarak yer almışlardır. Buna bakıldığında, ailenin son zamanlardaki dev servetine kavuşmadan önce zengin bir orta sınıf ailesi olduğu söylenebilir. Günümüzün Du Pont’ları toplu servet olarak Plütokrasinin (Zenginler Sınıfı Egemenliği) finpolitan (Finansal-Politikacı) takımı içindedirler.

Du Pont’ların Sarayları

Alfred I. du Pont’un Nemours Malikanesi

Nemours Malikanesi

Nemours Bahçesi

Du Pont’ların yerleşme mahalleri takım tipi yoğun mülkçülük görüntüsündedir. Bu ailenin başlıca yaşama mahalli Deleware’den Pensilvanya’ya doğru uzanan alandır. Bu bölgede Du Pont’ların sayısız dev yapısı bulunduğu için buraları bazılarınca ’’Amerikanın Şato Bölgesi’’ ve Deleware dukalığı ’’Du Pont’lar’’ gibi isimlerle anılmaktadır.

Du Pont mülklerinin en büyükleri -Longwood, Nemours ve Winthertur- vergisiz hayratlar olarak kamu hizmetine sunulmuştur. Ortalama gelir sahibi Amerikan yurttaşları, şimdilerde müze olarak kullanılan bu dev yapıları gezerek Valhalla (Kuzey Avrupa mitalojisinde yer alan bir tanrı kavramı) nasıl bir şeymiş görebilirler.

Fakat Du Pont’ların malı olan daha bir düzine dev yapı vardır ve bunlar ülkenin hemen her bölgesine dağılmış bulunmaktadır. Bu yapılar, Montchanin, Granogue, Chevannes, St. Amour, Lauviers, Bellevue, Guyencourt, Owl’s Nest, Bois des Fosses ve diğerleridir.

Daha yakın zamanda aile üzerine uzmanlaşmış bir biografi yazarının dediklerine göre, örneğin Samuel Francis Du Pont’un Hexton’u gibi diğerlerinden bir hayli mütevazi görünümde olan yapılar edinmeye başlamışlardır. Bu türü seçişteki baş amaç; resmiyetsiz fakat ağır başlı, gösterişsiz fakat büyükçe, çok masraflı değil fakat rahat, binalar olmalarıdır.

Du Pont’ların tüm yaşama mahallerinin sadece Delaware’da olduğu ve buralarda yoğunlaşmış bulunduğu sanılmasın, 1952’de ölen Lammot du Pont’un New York, Fisher Island’da çok büyük bir yazlık evi vardır. Long Island Soung yakınlarındaki bu yaşama mahallinde daha birçok büyük zenginin yazlık dachas’ı bulunmaktadır. Alfred I. du Pont, Florida’ya taşınmış ve daha önce sözünü ettiğimiz dev Nemours Vakfı’nı bırakmıştır. Diğerlerinin de kentlerde ve kasabalarda dağılmış durumda sayısız yaşama mahalleri vardır.

Kaynaklar ve Notlar:

Ferdinand Lundberg, The Rich and The Super-Rich

Ferdinand Lundberg, America’s 60 Families

William H. A. Carr, The Du Pont of Deleware, Dodd, Mead & Company, N. Y. 1964.

Gerald Colby, Du Pont Dynasty: Behind the Nylon Curtain.

H. A. Du Pont, The Early Generations of the Du Pont, and Allied Families. National American Society, N. Y. 1923.

American Guide Series, 1955.

New York Tımes, 23 Mayıs 1961.

TNEC Investigation.

New York Tımes, 27 Nisan, 1964.

Max Dorian, The Du Ponts: From Gunpowder to Nylon, Little. Brown and Company, Boston, 1961.

Edward W. Proctor, Anti-Trust Policy and The Industrial Explosives Industry, doktora çalışması, Harvard Universty, 1961.

Not: Huguenotlar: İlk Protestan Hıristiyanlardandır. 16-17. yüzyıllarda Fransa’da yaşayan Protestanlara bu ad verilir.

Bir yanıt var

  1. illuminatici Temmuz 14, 2016

Yorum yaz