Beni bu bloğu açmaya iten neden dünya görüşümün gerektirdiği ödevleri yerine getirmektir. Peki nedir bu dünya görüşü?

ideal/mükemmel bir dünya görüşünü şu şekilde tasavvur ettim ve ardından da tanımlayıp kendime şiar edindim: Fikir/düşünce (her türlü bilgiyi doğurur) ile erdemin (sevgi sanatına malik olmak ve iyilik istencinin amalgramı) ilişkiye girmesi seküler düzeyde insanı yüksek bir seviyeye çıkartır. Ama salt bu temas ve ilişki yetersizdir, çünkü ideal insan portresi/tipolojisi esasen üç yüzlüdür: Fikir ile Erdemin ilişkisi ve üçüncü ayak/yüz olan inancın kaplayıcı/kuşatıcı gücü (ki bu da belli bir süreç sonunda imanı doğurmalıdır, inançtan imana sıçrama yapılmalıdır) ve bu normatif gücün diğer ikisiyle ilintisi ve onların koordinasyonunu sağlaması sonucunda etkileşim tamamlanır, en azından zihinsel/fikirsel düzeyinde. Bunu zihindeki yerleşik konumundan fiiliyata aktarmak ve özgün bir yaşam tarzı haline getirmekse oldukça zordur. Çünkü bu normatif yaşam tarzının beraberinde getirdiği çeşitlili ödevler vardır…

İşte o ödevlerden biri olan entelektüel bağlamda düşünmek, öğrenmek, fikir üretmek ve öğrendiklerini aktarmak gibi faaliyetleri yerine getirme platformu olarak bu bloğu açtım.

Blog içinde açtığım konulara yapacağınız yorumlar da bu bağlamda benim için değerlidir…. 

Esenlikle Kalın…